16 Şubat 2012 Perşembe

Rutin Dışı İşler

Bir kaç haftadır, günlük rutinimin dışında kardeşimle zaman geçiriyorum. Kardeş dedimse askerden gelmiş eşşek kadar oğlan☺ Sürekli oyun oynuyoruz. Reyhan ablanın blogundan kazandığım Çin Santrancına sarmış durumdayız. Kendimizce taktikler geliştirip, kurallar koyup oyunu kavramaya çalışıyoruz. Bazen birbirimize giriyoruz:☻ Maksat muhabbet olsun...
 


Bide kardeşimle kek seansları düzenliyoruz:☺ O ne dediğinizi duyar gibiyim. Şöyle ki; kardeşim keki çok sever ve ben artık ona kek yapmaktan bıktım. Oda çareyi kendin pişir, kendin yede buldu.Görselde ki onun ilk kek denemesi ve benim kekimden daha güzel olduğunu itiraf etmeliyim amaaaa benim yamağım diyede gururlanmıyor değilim☻ Artık evde kek yapılacağı zaman Memo diye sesleniyoruz. Eve gelenler bile kardeşimin keklerinin müptelası oldu. Bide eli bol ki, içini bol malzemeyle donatıyor kerata! Artık misafirlerimizin kekleri kardeşimin elinden bir gün sizleride bekleriz efendim:)


15 Şubat 2012 Çarşamba

Uçuş Denemeleri/ İbrahim TENEKECİ

Üst üste kitap postlarıyla gidiyorum bakalım nereye kadar! Bugün durup düşündüm blogumun adını kitapçı olarak mı değiştirsem diye☺ 
Bu arada size çok özel bir kitaptan oldukça çok alıntılar yapacağım. Şuana kadar okuduğum en güzel kitaptı diyebilirim. Kütüphanemde ve başucumda yıllar boyu dursun diye kimselere vermeye kıyamadığım ama hayatımda ki özel insanlara hediye etmekten çekinmediğim şahane bir kitap. Bence bu kitabı size biri hediye ediyorsa siz de, oda çok özelsiniz demektir!


Kitaptan alıntılar:

"Rabbim sen olmasan kimin aklına gelirim ben."
" Yememek lazım gelir, yüzü olan şeykeri."
"Ellerim vardı bana bakardı. böyle diyor kolları kopmuş olan."
"Vitrine bakmasını severiz. İçeriden biri buyrun diyene kadar."
"İnanıyorum yada öyle umuyorum ki, öldüğüm zaman gözüm arkada kalmayacak. Çünkü gözüme bu fırsatu verecek şeylerden ömrüm boyunca sakındım durdum."
"Allah' a bizleri ölümler tedavi ettiği için şükretmeliyiz. Yoksa hepimiz hırs kanseri olurduk."
"Aşk: Soğuktan eliniz ayağınız uyuşmuş bir halde eve geldiniz. Hemen sobanın yanına sokuldunuz. Isınmak için sobanın yanına sokulduğunuz andan itibaren, her geçen dakika sobadan biraz daha uzaklaşır ve en sonunda odanın, sobaya en uzak köşesine oturursunuz. İlk dakikalarda sizi rahatlatan, huzur veren ateş, yavaş yavaş canınızı sıkmaya başlamıştır. önce üzerinizde ki kazağı çıkarır, sonra evdekilerin bütün itirazlarına rağmen pencereyi hafifçe aralamaya kalkarsınızs. aşk ta böyledir işte."

14 Şubat 2012 Salı

İskender / Elif ŞAFAK

Çalıntıymış, okunmazmış,bilmem neymiş gibi bir çok spekülasyona konu olan bir kitaptı ama iyi ki okumuşum derditende bir kitaptı. Okursanız hikayenin içinde sizde yaşarsınız okumazsanız çokta bişey kaybetmezsiniz:) Ama oldukça sürükleyici ve merakla okunup, bitirilen sonunda oturulup düşünülen bir kitap, benden söylemesi.

Kitaptan alıntılar:

"Bir erkeğin aşkı karakteridir."
"Her boynunda halat olan asılmaz."
Gece durgundur, perdesi saklar hayalimizi..."

13 Şubat 2012 Pazartesi

Gizli Anların Yolcusu\ Ayşe KULİN

Son dönemlerde o kadar yoğunum ki; sadece 2 satır kitap okuyarak kendime dair bişeyler yapabiliyorum. Kar, kış zaten rutin hayatımızın bir parçası oldu. Her gün uyuşarak işten eve, evden işe gidip geliyorum. İnternette de fazla zaman harcayamıyorum çünkü işyerinde bir çok site engelli evde ise yapacak çok iş var!
♥♥♥
Daha önce Ayşe Kulin'in kitabını okumamıştım. Bu kitabınıda oldukça merak etmiştim. Akıcı ve değişik konusuyla farklı bir açıdan bakmanızı sağlıyor. Konusu oldukça ilginç ve toplumumuzda kolay kabullenilmeyen bi durumu anlatıyor. Okuyup, bitirdiğimde Mahsun Kırmızıgül' ün Güneşi Gördüm filmi aklıma geldi. Buda size küçük bir ipucu olsun;) 

Kitaptan alıntılar:

"Yorgunsam bil ki yokluğundandır."  Tekin GÖNENÇ /Karanfil Sesleri
"Biz şimdi onunla devrildi devrilecek bir ağacın nice ölümlere aday iki dalıyız."Tekin GÖNENÇ /Karanfil Sesleri


22 Ocak 2012 Pazar

Kar

Herkese pazar sabahından merhaba! Ben bu sabah uyandığımda işte bu manzara ile karşılaştım. Geçen hafta yağan karlar, dondurucuda soğun etkisiyle daha dün eriyebilmişti ki bugün yine aynı manzara. Karı şüphesiz hepimiz seviyoruz ama sonrasında yaşanan soğuktan ve çileden korkuyoruz. Toplu ulaşım durma noktasına geliyor, saatlerce caddelerde beklemek zorunda kalıyoruz. Sular adeta çelik. Çok yürünen caddeler birer buz pisti, üzerinde düşmeden yürümek için minicik ve dikkatli adımlarla 10 dakikalık yolu 20 dakikaya çıkarmak çabası! Bu listem uzar gider:) Öte yandan almışım manzarayı karşıma yaslanmışım kalorifere yada çıtır çıtır yanan soba olsa daha güzel olur. Sıcacık elimde çayım, yanında kestane ohh misss....
Neyse sadede geleyim;
Soğuğu sevmeyen ama kar manzarasına da hayranlıkla bakan benden size taze taze, daha yağmaya devam ederken evimin penceresinden çektiğim görüntüleri sunuyorum.







Huzurlu ve mutlu günleriniz olsun...